Weber yen ideal tipler: Feodalizm, kapitalizm, sosyalizm

14 Ocak 2018
Uygarlık Ahlakı ve İnanç Araştırmaları Enstitüsü - TOVAK

Konuşmanın amacı, günümüzde sıkça kullanılan bu üç sosyoljik tahlil kavramını genel yapılarıyla (üretim biçimleri, toplumsal örgütlenme ve ilişkiler, siyasi, hukuki, iktisadi, entelektüel ve tarihe bakış) tartışmaktır.

Mevzu bahis kavramlar, 19. yüzyıldan itibaren filizlenmeye başlayan (Saint Simon (1760-1825) ve Agust Comte (1798-1857) başta olmak üzere) sosyoloji biliminin çerçevesi içinde, Max Weber (1864-1920) tarafından ideal tip(ideal type) nosyonu şeklinde nitelendirilmişlerdir. Özü itibarıyla ideal tipler şu şekilde özetlenebilirler:
". . . . . ideal tipler, gerçekte var olmadıkları için bir nevi idealleştirmeler, yani; arıtmalardır. Bunlar idealdirler çünkü; analitiktirler ve kavramsaldırlar; başka bir deyişle, ideal'den kasıt, bunların arzu edilen şeyler olmaları değildir. İdeal tipler, gerçek dünyayı anlamamıza yardımcı olan kavramsal modellerdir. Ulus devlet, bürokrasiya da feodalizmkavramları aslen gerçeklik değillerdir; bunlar, hakikatte var olan karmaşık gerçekliği anlamak üzere toplumbilimciler tarafından inşa edilmişanalitik araçlardır."

Bu bağlamda, feodalizmya da feodal toplum şu başlıklar altında toplanarak özetlenmiştir:
• Toprağa dayalı tarımsal üretim, zanaat ile sınırlı meta üretimi
• İçe kapalı, durağan toplum (ekonomi yerel, metanın kullanım değeri var; değişim değeri yok, para sınırlı derecede el değiştiriyor, ticaret yok denecek kadar az)
• Toprağı efendisi adına işleyen köylü-serf işlediği toprağa bağlı, kırsal yaşam ön planda,
• Yerel örf ve töreler; tanımlanmışkanun ve yasalara dayanmayan, evrensel olmayan, dini ögelerin hakim olduğu yerel bir hukuk hakimdir
• Toplumsal ilişkiler akrabalık ve tanıdıklık üzerinden yürür
• Temel dünya görüşünü örgütlü din şekillendirir; "başka zamanda ve başka bir yerde"
• Hiyerarşik toplumsal yapı: Senyör-vassal ilişkisi
• Tarih, Tanrı iradesinin yeryüzünde gerçekleşmesi; tarih algısı döngüsel, ilerleme yok,
dünyanın sonu bekleniyor
• Aydın yeni bilgi üretmez; önemli olan eski bilginin muhafazası ve aktarılmasıdır
• Tarihin bir soteriyolojigörevi var; aslen, iyi mü'min olmak için bir ibret kaynağı; olay anlatısı, mucizeler ve kişilere dayalı tarihi bilgiye kitlesel bir erişim yok; tarih elitindir.

Kapitalizm aşağıdaki şu temel başlıklar altında özetlenmiştir:
• Sanayiye dayalı kitlesel üretim, zanaat geri planda; kâr odaklı üretim (üretim araçları tek bir sınıfın elinde, devleti şekillendiren sınıf da yine bu sınıf)
• Niteliksiz işçi gereksinimi (yabancılaşma); kırsal nüfusun azalması, şehirleşmenin artması.
• Dışa açık, dinamik bir toplumsal yapı.
• Hukuk "evrenselleşmeye" adım atar; ama aslında "beyaz adam"ın burjuva hukukudur.
• Toplumsal ilişkiler, büyük oranda, kazanç-para-meta; çıkar üzerinden işler.
• Temel dünya görüşü sekülerleşmeye başlar; dini inanç, kaybolmasa da, geride kalır; din kendisini bilimin içine yerleştirmeye çalışır.
• Toplum hâlâ sınıflı haldedir; efendi-vassal yerine patron-işçi hiyerarşisi gelir
• Tarih algısında ilerleme fikri yerleşir; yeni bilgi üretilir; artık amaç, doğada düzenlilikler ve yasalar (regularities and patterns) bulmaktır; böylece doğa anlaşılır ve kontrol altına alınabilir; universal olan bilginin peşine düşülür.
• Tarih ulus inşası için bir araç; fakat aynı zamanda geçmişi ve böylece günümüzü anlamak için en temel gereksinim; Saint Simon ve August Comte ile gelen toplum fiziği; sosyoloji aracılığı ile artık toplum düzeninde de düzenlilikler ve yasalar aranır; yani tarih artık düzene hizmet edecektir; devlet tarihe el atar.

Sosyalizm ise şu temel başlıklar altında özetlenmiştir:
• Gereksinim odaklı sanayi üretimi; insan odaklı üretim
• Planlı bir şehirleşme ve kırsal yaşam dengesi
• Dışa "kısmen" açık, fakat planlı bir toplumsal yapı
• Hukuk evrenselleşmiştir; kanunen herkes "eşittir"
• Sınıfsız bir toplum; ancak "Bazıları daha eşit"
• Seküler dünya görüşü, "şimdi ve burada" anlayışı hakim
• Toplumda herkes eşit; fakat, bazılarının daha fazla eşit olma riski de var
• Tarih algısında ilerleme fikri hakim; ne pahasına olursa olsun evrensel bilgi herşeyi kontrol eder; hakim olgu bilimdir; bilimsel bilgidir; dogmaya yer yoktur
• Tarih, sosyalizmin medeniyetin ulaştığı son ve en gelişmişnokta olduğunu "gözler önüne sermek" için bir araçtır; en büyük yardımcısı ise antropoloji olacaktır.

Böylece, konuşmanın sonunda "1923'ten günümüze Türkiye nerede duruyor?" sorusu
tartışılmıştır.

Tovak Uyak

Tovak Uyak



BİZİ TAKİP EDİN

Tovak Uyak Facebook
Tovak Uyak Twitter
Tovak Uyak Google Plus

HABERDAR OLUN

E-posta listemize kayıt olarak güncellemelerimizden ve etkinliklerimizden haberdar olabilirsiniz.

BİZİ TAKİP EDİN!